
Kutsal Savaşçı için ne söylenebilir? Canım mavi veya yeşil kutu tekniğinin göz alıcı kullanımı, ilginç mekân tasarımı ile aslında çok daha iyi ve doyurucu olabilecekken kısa kesilmiş bir film.
Sinemanın çizgi roman klâsiği olabilecek bir film, eski ölçüdeki küçük porsiyonuyla maalesef dişimizin kovuğunu dolduramadan bitiyor.
Yüzüklerin Efendisi, Truva gibi filmlerle seyirciyi kalabalık sahnelere alıştıran sinema endüstrisi için Kutsal Savaşçı daha ziyade bir kitle araştırması nevinden bir film sayılabilir.
Bunun yanı sıra filmin temelini oluşturan kara ütopik gelecek tasavvuru ve şehir hayatı daha ayrıntılı verilebilirdi. Nitekim afişinde pırıltılı görünen şehrin, kül ve is yağmurunda kararan bir çelik yığını olması aslında başlı başına bir siyasal gönderme olarak daha uzun değerlendirilebilirdi.
Oyunculuk için söylenecek herhangi bir şey yok. Bu bir oyuncu filmi değil. Oyuncuların performansları ile ilgili herhangi bir beklenti zaten fazlasıyla müşkülpesentlik olur...
Bir aksiyon/korku filimi için fazlasıyla tedbirli... Oysa meselâ Mutant Günlükleri'nde kanlı sahnelerin cüretkâr kullanımı hop oturup hop kalkmamıza yol açıyordu.
Filmin müzikleri güzel, konspte uygun.
Işıkla ilgili belli başlı sorun, yapım tasarımıyla ilgili yaşanan kararsızlıktan kaynaklanıyor. Üstünde güneş doğmayan şehirlerin derin karanlığı ile kırsalın boşluğu aynı filmde ışık açısından tutarlılığı maalesef zedeliyor.
Senaryo, kısa bir öyküden uyarlanmış, sabırsız bir yazarın işine benziyor.
Devamının geleceğini anladığımız film, umalım ki ilkinden daha uzun ve doyurucu olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder