30 Haziran 2011 Perşembe

Kutsal Savaşçı


Kutsal Savaşçı için ne söylenebilir? Canım  mavi  veya yeşil kutu tekniğinin göz alıcı kullanımı, ilginç mekân tasarımı ile aslında çok daha iyi ve doyurucu olabilecekken kısa kesilmiş bir film.


Sinemanın çizgi roman klâsiği olabilecek bir film, eski ölçüdeki küçük porsiyonuyla  maalesef  dişimizin kovuğunu dolduramadan bitiyor.

Yüzüklerin Efendisi, Truva gibi filmlerle  seyirciyi  kalabalık sahnelere alıştıran sinema endüstrisi için Kutsal Savaşçı daha ziyade bir kitle araştırması nevinden bir film sayılabilir.

Bunun yanı sıra  filmin temelini oluşturan  kara ütopik gelecek tasavvuru ve  şehir hayatı  daha  ayrıntılı verilebilirdi. Nitekim afişinde  pırıltılı görünen şehrin, kül  ve is  yağmurunda kararan bir çelik yığını olması aslında başlı başına bir siyasal gönderme olarak daha  uzun değerlendirilebilirdi.

Oyunculuk için söylenecek herhangi bir şey yok. Bu bir oyuncu filmi değil. Oyuncuların performansları ile ilgili herhangi bir beklenti zaten fazlasıyla müşkülpesentlik olur...

Bir aksiyon/korku filimi için  fazlasıyla tedbirli... Oysa meselâ Mutant Günlükleri'nde kanlı sahnelerin cüretkâr kullanımı hop oturup hop kalkmamıza yol açıyordu.

Filmin müzikleri güzel, konspte uygun.

Işıkla ilgili  belli başlı sorun,  yapım tasarımıyla ilgili yaşanan kararsızlıktan kaynaklanıyor. Üstünde güneş doğmayan şehirlerin derin karanlığı ile kırsalın boşluğu aynı filmde  ışık açısından  tutarlılığı maalesef zedeliyor.

Senaryo, kısa bir öyküden uyarlanmış, sabırsız bir yazarın işine benziyor.

Devamının geleceğini anladığımız film, umalım ki ilkinden daha uzun ve doyurucu olsun.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder