Neden bilmem?.. Alman yaralarında köktenci bir nihilizm seziyorum… Bu kadar sert ve yalın olmalrının sebebi acaba bu mu?
Uluslarının genlerine işlemiş bir karamsarlık ve yalınkat şiddet güdüsü mü bu? Hayır yok edici manada bir şeditlikten bahsetmiyorum. Cidden merhametsiz ve bayağı bir bencilliğin, tahtaya işlemiş zift gibi bütün davranışların rengini etkilemesi gibi bir şey bu.
Romandaki karakterlerin en göze çarpan özellikleri gerçekte asla mutlu olunamayacağını durmadan tekrarlamaları. Romanı okurken kahramanın herkesi kendine göre zırcahil ve aptal görmesindeki o yıpratıcı izlenim okumayı cidden güçleştiriyor.
Kitapla empati mi yapıyorum? Bu yanlış mı?
Kitapla empati kurmuyorsanız, onu okumuyorsunuz demektir. Kitabı okumak yazarın dünyasına dalmayı istemektir çünkü.
“Zehir Dolabı” mekanik açıdan iyi kurgulanmış, Alman otomotiv sanayiinin çelik disiplinini yansıtan ve buram buram Alman kokan bir roman. Gene de iyi ve rahat okunan bir kitap.
Çevirisi tutarlı, özenli. “Bir Kış Masalı’nda yaşadığım irkiltiyi bir ölçüde sürdüren bir başka Alman “kara romanı”.
Bedii bir polisiye isteyenler için bire bir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder