18 Ocak 2012 Çarşamba

Ejderha Dövmeli Kız : Sinemada Bir Hayal Kırıklığı

İsveç  yapımını seyretmiş ve görsel açıdan biraz fakir, fazla tiyatral bulmuştum.
Amerikan çevriminde görkemli bir jenerikle bizi ümitlere gark ediyordu.

Gelin görün ki Amerikan yapımı da aynı görsel ve kurgusal iskelet üzerine oturtulmuş. Yani? Planları, sahneleri, mekânları vs hemen hemen ilk çevrimin aynısı…

Oyuncu kadrosu şaşalı… Ne yazık  ki film, fragmanlarında yansıtılan  çarpıcılık ve aksiyondan yoksun.
Elde  bir örnek olmasına rağmen senaryonun kesinlikle  kitaptan kopuk ve anlatımsal bütünlükten uzak olması, kitabı okumayanların filmi anlamasını zorlaştırıyor.

“Ejderha Dövmeli Kız” bu açılardan iyi bir hikâyenin, iyi bir örneğe rağmen  yalnızca yıldızlarına sırtını dayayarak hasılat  elde edeceği düşünülmüş  kötü bir yeniden çevrimi.

Bunun yanı sıra, “çıplaklık satar” mottosundan hareketle güzel yıldız Kate Mara’nın kardeşi olduğunu tahmin ettiğim Roonie Mara’yı cömertçe sergilemek dışında ciddi bir görsel zenginliği yok. Ayrıca kitaptaki öyküyü çarpıtması da hiç şık olmamış.

Bunun yanı sıra, öykünün temelinin teşkil eden entrikayı kısa kesip baştan savma şekilde sunarken,  Salender’ın, kitapta kısaca sunulan komplosunu gereğinden uzun göstermesi de sıkıcı olmuş.

Elbette her sadık okur, kitabın sinemaya “eksik” aktarıldığından şikâyet eder. Bu,  görsel ekonominin bir gereği olabilir.  Ama gene de ustaca bir kurguyla konu bütünlüğü korunabilir ki en güzel örneği “Yüzüklerin Efendisidir”.

İşbu sebeplerden, kitabı okuyanların İsveç çevrimini tercih etmelerini ısrarla tavsiye ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder