İç içe geçen hayatlar, iç içe geçen öyküler…
Kim nereye, nerden bakıyor?
Anlatıcı kimdir, kahraman kimdir?
“Görünmeyen’de” Auster yine
çarpıcı bir kurgu dersi veriyor bize.
Kişisel dünyamızın karanlığına alabildiğine dalıp da
en nihayetinde bizi gerçeklerin ve hayatın ışığına geri getiriyor.
Bu açıdan “Görünmez” hayatın değerine dair bir kara destan gibi…
Pornografinin arsalarında, serkeşçe
dolaştığı zamanlarda bile kurgu karakterleriyle insanlığımıza nasıl dokunduğunu
görüyor, bundan yer yer dehşete düşüyor, kesinlikle şaşırıyor ve sonrasında…
Sonrasında değerli bir sıcaklıkla
kalbimizin gülümsediğini görüyoruz.
Çarpıcı duyarlılığı, dahiyane
kurgusu ve anlatıcılıkta gösterdiği
parıltılı ustalıkla Auster bizi gene sarsıyor.
Auster’ı okuduğunuzda, onun
ülkemize gelmesini engelleyen zihniyetin vahşetini çok daha iyi anlıyoruz. İster istemez, nasıl
bir ülkede yaşadığınızı çırılçıplak görerek dehşete düşüyorsunuz.
Auster “Görünmeyen’de” görmezden
geldiklerimizi gösteriyor aslında… Ve geride, zihnimizde, buruk, samanlı kâğıda
basılmış bir öykü bırakıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder